YABANCI DİL OLARAK RESİM

....Tuval resmi ülkemize bir yabancı dil olarak geldi. Elbette aydınlarımız içinde herzaman o dili iyi öğrenenler, iyi kullananlar oldu. Yine de uzun bir dönem boyunca resim fransızlar, almanlar gibi yapılmazsa olmazmış gibi algılandı.

....Şimdilerde artık, resim yapmanın böyle bir koşula bağlı olmadığı,sanırım bu yabancı dil bilgisinin yaygınlaşmasıyla kavranıldı. Artık ressamlar, resimlerini beğendirebilmek için Cezanne'la, Gaugin'le benzerlikler oluşturmak ya da kübist falan olmak zorunda değiller.

....Yetkin bir resmin ölçütleri batılı akımların pazarının cenderesinden kurtuldu, nesnelleşti. Küreselleşme, bütün dünyada demokrasileri geriletirken, sanat alanına getirdiği ölçütsüzlük düzeni ile kendi karşıtını yarattı; sanat alanı daha serbestleşti. Resim bizim için yabancı dil olmaktan çıktı, kendi dilimiz oldu.

....Şimdi artık bizler, resmin dünüyle de bugünüyle de diyalog kurabilir, yorumlar, göndermeler, alıntılar, nazireler, hicivler, tazminler ya da dönüştürmeler yapabiliriz ( o zaman kendi hayatımızdan da daha keyifle sözederiz).

....Zaten yabancı bir dili iyi konuşmanın ölçüsü, o dilde espri yapabilmektir.

 

Orhan Taylan

Asmalımescit, şubat 2010

 

 

 

YAZILAR
TUTUCU İDEOLOJİLER VE SANAT
YABANCI DİL OLARAK RESİM
 
RESSAMIN SORULARI
BIZ NE MI YAPIYORUZ ?
TOPHANE'YE DAİR